<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blog &#8211; Merkezden Al</title>
	<atom:link href="https://www.merkezdenal.com/category/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.merkezdenal.com</link>
	<description>Sağlıklı ürünlerin merkezi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2020 18:22:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.6.16</generator>

<image>
	<url>https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/09/cropped-Merkezden-al-logo-250x127-1-32x32.png</url>
	<title>Blog &#8211; Merkezden Al</title>
	<link>https://www.merkezdenal.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Besin Desteklerinde Yeni Dönem Ürünler</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/besin-desteklerinde-yeni-donem-urunler/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/besin-desteklerinde-yeni-donem-urunler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 11:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=27</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde eczane raflarını dolduran besin destekleri artık yalnız içerdikleri maddelerle değil arttırdıkları etkinliklerle öne çıkmak istemektedirler.  Bu gün sizlere LİPOZOM teknolojisini ve corona virüsüna karşı en<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde eczane raflarını dolduran besin destekleri artık yalnız içerdikleri maddelerle değil arttırdıkları etkinliklerle öne çıkmak istemektedirler.  Bu gün sizlere LİPOZOM teknolojisini ve corona virüsüna karşı en etkin vitamin kullanımlarını anlatmak istiyorum.</p>
<p>Sağlık dünyamıza en son gelen yenilik LİPOZOM teknolojisidir.  Size lipozom denildiğinde ne anlamanız gerektiğini sade bir dilde anlatacak olursam; çevresi fosfolipid ile çevrili kürecikler içinde etkin maddenin yerleştirilmesine dayanır. Çok özel bir teknoloji kullanılarak patentli lipozomal teknolojinin sağladığı maksimum emilim düzeyleri sağlanmaktadır.<img loading="lazy" class=" wp-image-411 alignright" src="https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/07/b1.jpg" alt="" width="548" height="387" /></p>
<p>Vitamin terimi insan vücudunun dışarıdan almadan üretemeyeceği, eksiklikleri durumunda ise çeşitli hastalıkların oluşabileceği organik bileşikleri ifade eder.</p>
<p>Kişilere vitamin desteği sağlamanın yolları araştırılırken tüketilen besin veya besin desteğinin ne kadarının sindirim sisteminde çözündüğünü, ne kadarının emilip kana karıştığını ve bu hesaplamaların tüm insanlarda aynı olup olmayacağını bilmek güçtür. Zira tüm bu soru işaretlerinin karşısında kişilerin çok farklı emilim özellikleri sergileyebilecek genetik yapıları da yerini almaktadır.</p>
<p>Vitamin ve besin desteği olarak kullanılan aktif maddelerin etkinlikleri; yetersiz emilmeleri, bazı dokularda birikmeleri ve yan etki göstermeleri gibi nedenlerden sınırlı olmaktadır.</p>
<p>Corona gibi ölümcül olan virutik enfeksiyonlarda yüksek miktarda C vitamini tüketilmesi gerçekte emilimin nispeten daha düşük olmasından kaynaklanmaktadır.  Oysa lipozomal bir C vitamini emiliminin yüksekliğinden istenen etkiyi daha güçlü vermektedir.  Son yıllarda lipozom teknolojilerinin gelişmesi sayesinde vitamin ve besin desteği kullanımı artık farklılaşmaktadır.</p>
<p><strong>Lipozomal ürünler oral kullanım ile damardan yapılan iğnenin etkisine benzer başarı sağlayan eşsiz ve ileri teknoloji ürünler olarak “besin desteklerinin geleceği” olarak anılmaktadırlar</strong>.</p>
<p>Lipozomların içinde alınan etkin maddeler ise bağırsak hücresinin membranından kolayca penetre olurlar.  Oradan da lipozomu çevreleyen fosfolipid kılıf ile direkt olarak kan dolaşımına geçer.</p>
<p><img loading="lazy" src="https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/09/b2.png" alt="" width="608" height="364" class="alignnone size-full wp-image-30" srcset="https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/09/b2.png 608w, https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/09/b2-600x359.png 600w, https://www.merkezdenal.com/wp-content/uploads/2020/09/b2-300x180.png 300w" sizes="(max-width: 608px) 100vw, 608px" /></p>
<p>Lipozom kürecikleri, içlerinde aynı anda hem suda hem de yağda çözünür bileşenleri taşıma kabiliyetine sahiptirler. Bu bileşenleri hedef dokulara gelince serbest bırakırlar.  Bu çift katmanlı kürecik yapısı  biyolojik olarak aktif bileşenlerin etrafında koruyucu bir bariyer oluşturur. Bir lipozomun çift katmanlı fosfolipid yapısı, insan vücudundaki her bir hücreyi çevreleyen hücre zarının yapısı ile neredeyse aynıdır. Fosfolipid membranlar içerisindeki aktif maddeyi hücreye teslim ettikten sonra kendileri de hücre zarlarının tamirinde kullanılır. Liposomların hem kapsülleri hem de içerdikleri aktif maddelerin tamamı vücutta kullanılır.</p>
<p><strong>EMİLİM HERŞEYDİR…</strong></p>
<ul>
<li>Bu teknolojiyle üretilmiş olan besin desteklerinin (ör: sindirim sıvıları ile yok olma, ilk geçiş metabolizması) kayıpları engellenir.</li>
<li>Fosfolipid kürecik içinde hapsolan etkin madde direkt kana karışarak, hücrelere ulaştırılır.</li>
<li>Daha düşük doz ile daha yüksek etkinlik ve daha az yan etki ortaya çıkar.</li>
<li>Farklı bir emilim mekanizması olduğu için oral kullanımda önem kazanan aç, tok veya yağlı beslenme gibi özel koşullara dikkat gerekmez, maksimum düzeyde emilir.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/besin-desteklerinde-yeni-donem-urunler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK YOĞUN BAKIM DERNEĞİ (TYBD)</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/turk-yogun-bakim-dernegi-tybd/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/turk-yogun-bakim-dernegi-tybd/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=25</guid>

					<description><![CDATA[Yoğun Bakım Derneği olarak yapmış olduğunuz çalışmalar çok heyecan verici ve mutlaka çok değerli. Bir yoğun bakımcı ve Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı olarak enfeksiyonlar<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun Bakım Derneği olarak yapmış olduğunuz çalışmalar çok heyecan verici ve mutlaka çok değerli. Bir yoğun bakımcı ve Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı olarak enfeksiyonlar ve nosokomial enfeksiyonlar konusunda gelinen noktayı en iyi bilen ve karşı karşıya kaldığımız tablodan dehşete düşen kişilerdenim.</p>
<p>Yoğun Bakım Derneği olarak yapmış olduğunuz çalışmalar çok heyecan verici ve mutlaka çok değerli.</p>
<p>Bir yoğun bakımcı ve Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı olarak enfeksiyonlar ve nosokomial enfeksiyonlar konusunda gelinen noktayı en iyi bilen ve karşı karşıya kaldığımız tablodan dehşete düşen kişilerdenim.</p>
<p>Yukarıdaki cümleniz ise hepsinden önemli.</p>
<p>45 yıllık bir Eczacı-Sanayici olarak ben de Koruyucu-Önleyici Tıp yerine neden ısrarla Tedavi Edici Tıp uygulanır, Koruyucu Tıbbın en önemli ürünleri olan Dezenfektanların nerede ise tamamı neden merdiven altlarında üretilir, üretilmesine izin verilir, bu sağlık çalanlara neden ürün ruhsatı verilir, bu ürünler neden hastanelerde kullanılır, hem de yanlış kullanılır diyerek bu tablonun dehşetini yaşayan kişilerden biriyim.</p>
<p>“Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır”, “Kral Çıplak” diyerek adeta haykırıyoruz, ilgililere yalvarıyoruz.</p>
<p>Sepsis ve tüm bulaşıcı hastalıklar, Hastane mikrobu aslında hepimiz biliyoruz ki Sebep değil Sonuçtur.</p>
<p>Ne yazık ki başta Sağlık Profesyonellerimiz olmak üzere, Halkımızda “HİJYEN FARKINDALIĞI”, Bilinçli Hijyen, Etkin El yıkama alışkanlığı, ailece yaşam biçimi olmamış.</p>
<p>Sağlığın Sanayi tarafında bulunan bir Eczacı olarak, kendi penceremizden baktığımızda, Yeterli, Dengeli beslenmeme, Spor yapmama, hareketsizlik, tembellik, GDO’lu besinler, ambalajlı katkılı hazır gıdalar, hayatımızda Bilinçli Hijyenin alışkanlık haline gelmemesi hususlarını bir tarafa bırakırsak.</p>
<p>1- Güvenilir ürün sadece, GMP sertifikalı güvenilir üretim yerinde üretileceğine göre Hastanelerimizin nerede ise tamamında Merdiven altı Sahte Dezenfektanların kullanılması zaten başlı başına bir faciadır. (Dezenfektan formülüne uygun değil ve usulüne uygun şekilde ve dozunda kullanılmıyorsa, multi disipliner bir bilim dalı olan Hijyen konusuna istisnasız herkes uymuyorsa hiçbir şeyin anlamı yok demektir, yapılanlar ise iyiniyetli çabadan ileri gitmez)</p>
<p>2- Antiseptik-Dezenfektanlar Profesyonellerimiz tarafından büyük çoğunlukla yanlış kullanılmaktadır.</p>
<p>3- Antibiyotikleri devamlı ve bilinçsiz kullanarak bugün dirençli bakterilere etkili Antibiyotik sıkıntısı çekilmeye başlanmıştır.</p>
<p>4- Aslında Antibiyotik kullanarak bizi hastalıklardan koruyan, Bağışıklık sistemimizin temelini teşkil eden Barsak floramızı (mikrobiyata) bozarak bir bakıma yeni hastalıklara açık hale geldiğimizin bile farkında olmamışız.</p>
<p>5- İnsanların Doğal, bitkisel, hiçbir zararı yok diye TV’lerdeki Sağlık Şarlatanlarının tavsiyeleri ve bir bakıma cep boşaltan soygunları ile çok yoğun kullanılan Takviye Edici Gıda(TEG) üretim yerlerinin tamamı merdiven altıdır.</p>
<p>6- Merdiven altı üretim yerlerinde üretilen hangi ürün olursa olsun, bu ürünlerde; a) Mikrobiyal Kontaminasyon, b) Toksikolojik Risk bulunma olasılığı %100’e yakındır.</p>
<p>7- Damacana Su Dolum tesislerinin hiç birisinde Sağlık Bakanlığı Dolum İzni belgesi yoktur. Bakanlık ne yazık ki sorumluluk almamakta bozuk ve mikroplu suları Piyasa-Gözetim ve Denetim elemanları ile piyasada bulacağını, gerekirse cezalandıracağını, gerekirse toplatacağını zannetmektedir. Aynı Durum Gıda Takviyeleri ve Dezenfektan üretim yerleri için de söz konusudur.</p>
<p>Aslında piyasalar kesinlikle Sağlığa zararlı ürünlerle doludur desek, bu durumu herkes biliyor desek, işini bilen memurlar göz yumuyor desek doğru konuşmuş oluruz.</p>
<p>Size ekli linkte, bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza gönderdiğimiz yazımızı, çok önemli olduğuna inandığım ve kesinlikle yanlış kullanılan Povidon-İyot içerikli Betadin, İsosol , Batticon ve benzerlerinin kullanımına ilişkin bir videoyu ve Hijyen Farkındalığı yaratmak üzere herkesle paylaştığımız bazı çalışmaları bilginize arz ediyorum.</p>
<p>http://merkezilac.com/wp-content/uploads/yazilar1.pdf</p>
<p>Derneğinizin lideri olduğu, Enfeksiyon birimi ve firmamızın işbirliği ile üniversitenizde veya birkaç pilot hastanede bir Sürveyans çalışması yapmayı ve sonuçlarını karşılaştırmalı olarak bilimsel düzeyde bir rapor şeklinde resmi ilgililer ile paylaşmayı öneriyorum.</p>
<p>Tabii ki sizin önereceğiniz iş birliği çalışmalarında emrinizde oluruz.</p>
<p>Bu çalışmada, GMP sertifikalı İlaç Fabrikalarında üretilmiş Antiseptik-Dezenfektanlar kesinlikle kullanılması gerektiği şekil ve dozda uygulanmalı, pansuman 4-6 saatte bir tekrarlanmalı, ameliyata girecek hasta cerrahi antisepsi amaçlı olarak , doktorun ameliyata girerken el ve kollarını yıkadığı %4 Klorheksidin içerikli antiseptik sıvı sabun ile 2 defa 3 er dakika ovalama-durulama-kurulama şeklinde yıkanarak ameliyata hazır hale gelmelidir.</p>
<p>Ameliyat ekibi de mutlaka bu işlemi Cerrahi El yıkama amaçlı olarak 2 defa 3 er dakika şeklinde yapmalıdır.</p>
<p>Hemşirelerin bu ürünlerin sıklıkla kullanımından oluşan , geçici floranın tamamen, kalıcı floranın kısmen giderilmesinden kaynaklanan cilt kuruluğunu %100 gideren Su bazlı nemlendirici kremimiz bu çalışmada tarafımızdan ücretsiz verilecektir.</p>
<p>Yoğun bakımda hastaların su ve durulamaya gerek olmayan dünya markası Sterillium (mecetroniumlu) eşdeğeri OPAKJEL Köpük ile hijyenleri sağlanmalıdır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütünün kritik yerlerde kullanılmasını tavsiye ettiği formül olan (%2 Klorheksidin, %70 İsopropil alkol) OPAKJEL 2-70 Cilt Antiseptiği kullanılmalıdır.</p>
<p>Hasta odalarına geçmiş olsun çiçeği alınmadığına göre bunun yerine Hijyen Sepeti almaları ve içindeki ürünlerin bilinçli olarak kullanılması hasta ve hasta yakınlarına söylenerek teşvik edilmelidir.</p>
<p>Bu ve bunun gibi basit diğer tedbirler alınmak kaydı ile Enfeksiyonun ve Enfeksiyon görülme sıklığının dramatik şekilde azalacağını bilimsel olarak ispat edebileceğimizi ve bunun örnek bir model olabileceğini düşünürüz.</p>
<p>Şu anda hastanelerde kullanılmakta olan ürünlerden %10 PVP-İyot içerikli olması gerekenlerin %3-8,</p>
<p>%4 Klorheksidin içerikli olması gerekenlerin %0,3-2 arasında olmaları,</p>
<p>Alkol bazlı cilt antiseptiklerinin ellerde harabiyet yaratması,</p>
<p>Alet dezenfektanlarının aletleri paslandırmaları bizim için şaşırtıcı olmayacaktır.</p>
<p>Önerilerinize ve İşbirliğine açık olduğumuzu yineliyoruz.</p>
<p>İyi dileklerimizle</p>
<p>Ecz. Mehmet Şapçı</p>
<p>Yön. Kur. Bşk.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/turk-yogun-bakim-dernegi-tybd/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SGK BAŞKANINA 21.11.2014 TARİHİNDE GÖNDERDİĞİMİZ YAZI</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/sgk-baskanina-21-11-2014-tarihinde-gonderdigimiz-yazi/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/sgk-baskanina-21-11-2014-tarihinde-gonderdigimiz-yazi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=23</guid>

					<description><![CDATA[Sayın Başkan; Konu; Gereksiz ve yanlış ilaç kullanımı Sosyal Güvenliğin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. AA muhabirine yapmış olduğunuz açıklamada “Akılcı İlaç Kullanımı Projesini” hayata geçirme ihtiyacında olduğunuzu<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Başkan; Konu; Gereksiz ve yanlış ilaç kullanımı Sosyal Güvenliğin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. AA muhabirine yapmış olduğunuz açıklamada “Akılcı İlaç Kullanımı Projesini” hayata geçirme ihtiyacında olduğunuzu değerlendirmişsiniz.</p>
<p>Sayın Başkan;</p>
<p>Konu; Gereksiz ve yanlış ilaç kullanımı Sosyal Güvenliğin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.</p>
<p>AA muhabirine yapmış olduğunuz açıklamada “Akılcı İlaç Kullanımı Projesini” hayata geçirme ihtiyacında olduğunuzu değerlendirmişsiniz.</p>
<p>Bu çok gecikmiş ama derhal uygulanması gereken kararınız için sizi kutluyoruz.</p>
<p>Tüm gelişmiş ülkelerde olması gereken uygulama “Koruyucu Tıp”, “Koruyucu Eczacılık” olmasına rağmen, ülkemizde maalesef yıllardır, “Tedavi Edici Tıp” uygulanmaktadır. Bunun sağlık profesyonelleri arasındaki adı “önce hasta et, yatakta öp” sistemidir.</p>
<p>Bu sistemin sonunda yıllarca ”Akılcı İlaç Kullanımı’ diyerek ne yazık ki “Akılsızca Antibiyotik Kullandık”,</p>
<p>Bunun sonunda Süper enfeksiyonlara etkili Antibiyotik sıkıntısı çekiyoruz.<br />
Hastane enfeksiyonları (nozokomiyal) patladı.<br />
Enfeksiyonların, Ameliyatın on katı masrafa yol açtığını söylüyor, bilim adamları</p>
<p>Hastalıklar sebep değil, sonuçtur,</p>
<p>Hastalıkları meydana getiren kaynak sebepler dengeli ve yeterli beslenememe, bilinçli hijyen ve etkin el yıkama kurallarına uymamak, hijyen farkındalığı ve alışkanlığının toplumda yerleşmemesi, hareketsizlik, spor yapmamak, sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklar vb.</p>
<p>Koruyucu Tıbbın en önemli enstrümanları; Güvenilir üretim yerlerinde üretilen, güvenilir, formülüne ve standartlarına uygun, Antiseptik-Dezenfektanlar ve Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaya yarayan, yeterli ve dengeli beslenememe durumlarında mutlaka bilinçli ve düzenli kullanılması gereken Takviye Edici Gıdalar (TEG) dır.</p>
<p>Sayın Başkan;</p>
<p>Size iddia ve üzüntü ile belirtmek isterim ki, yukarıda bahsettiğimiz Koruyucu Hekimliğin en önemli ürünleri olan Antiseptik-Dezenfektanlar ve Gıda Takviyeleri üretim yerlerinin %90’ı merdiven altıdır, ve bu durum maalesef herkes tarafından bilinmekte ama herkes bir şekilde menfaatim var diye görmezden gelmektedirler.</p>
<p>Merdiven altlarında üretilen bu tür ürünlerde:<br />
“ Mikrobiyal kontaminasyon” ve “Toksikolojik Risk” bulunması ihtimali nerede ise %100 dür.</p>
<p>Bu ürünler kesinlikle “HASTA YARATMAKTADIR”</p>
<p>Bilinçli olarak yaratılan bu hastaları da SGK’mız bütçesinde Kara Delik verme pahasına tedavi etmeye çalışmaktadır.<br />
Bu resmen aklını kullanmamak, kaynaklanmızı ve zamanımızı akılsızca tüketmemiz anlamına gelmektedir.</p>
<p>Sadece durum tespiti yaparak, şikayet, etmek değil, sizinle bunun sebeplerini ve çözüm önerilerimizi de paylaşmak istiyoruz,</p>
<p>Farmasötik formdaki tüm Sağlık ürünlerinin GMP (İyi İmalat Uygulamaları) sertifikalı üretim yerlerinde üretilmesi bilimsel ve evrensel bir zorunluluktur.</p>
<p>Ülkemizde bu işin uzmanı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TITCK) dır.</p>
<p>Ne yazık ki yukarıda bahsettiğimiz İnsan Hijyenine yönelik, Tip 1 Biyosidal Antiseptik-Dezenfektanlar (23 farklı Biyosidal ürün grubu vardır) Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı denetiminde.<br />
Takviye Edici Gıdalar (TEG) ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kontrol ve denetimindedir.</p>
<p>Her iki kurumda da GMP’den, Farmasötik ürün grubu üretim ve kontrolünden anlayan uzman ekip bulunmamaktadır.<br />
Bulunmadığı içinde üretim yerleri için sadece İşyeri Açma Çalışma Ruhsatını yeterli görmekle ve ürün güvenirliğini Belge üzerinde sağlayabileceklerini zannetmektedirler.</p>
<p>Geçmişte ve bugün tüm hastanelerimizde formülünün onda birine varan rakamlarda etken madde bulunan Antiseptik-Dezenfektanlar ihaleler ile alınmakta ve yukarıda belirttiğimiz Üzere, gelişmiş ülkelerde normal bir olay değil Tıbbi Hata kabul edilen Hastane Enfeksiyonlarının ölümlere varan riskleri ile vatandaşlarımız karşı karşıya kalmaktadır.</p>
<p>1934 senesinden beri Antiseptik-Dezenfektan üreten, bu konuda tüm Türkiye’nin tüm formüllerdeki ihtiyacını karşılayabilecek kapasitedeki Merkez İlacın Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu acı gerçeği her türlü zeminde haykırıyorum.</p>
<p>Arzu ederseniz tüm bilgi ve belgeleri sizinle paylaşacağımızı bilginize arz ederim.</p>
<p>Sayın Başkan,</p>
<p>İzninizle bu konudaki naçizane çözüm önerimizi de sizinle paylaşmak isteriz.</p>
<p>Antiseptik-Dezenfektanlar ve Gıda Takviyeleri tüm dünyadaki örneklerinde olduğu gibi derhal GMP sertifikalı yerlerde ve bu işin uzmanı TITCK’nın kontrol ve denetiminde üretilmelidir.</p>
<p>İlaç Fabrikalarımız, günde 2 vardiya hesabı ile %30-40 kapasitelerde çalıştığına ve bu fabrikalarda yasal olarak Veteriner ilaç üretildiğine göre bahsi geçen bu ürünlerin de ilaç Fabrikalarında üretilmesi ile hem kaynaklarımız doğru kullanılmış olacak, daha da önemlisi ürün güvenirliği kaynakta temin edilmiş olacaktır.</p>
<p>Merdiven altı üretici olması için, bu firmaları görmeyen bürokratlar, görmedikleri gibi ürün ruhsatı vererek yasallaştıranlar olduğu gibi, bu firma ürünlerini alıp-satanlar (Ecza deposu-Eczane) ve kullanan hastaneler olması gerekmektedir.</p>
<p>Kurumunuzun Hastanelere yapacağı bir duyuru ile GMP sertifikası bulunmayan yerlerde üretilen Antiseptik-Dezenfektan kullanan hastanelerden çıkacak Antibiyotik reçete bedellerini karşılamayacağınızı söylemeniz bize göre konuyu kökten çözecektir.</p>
<p>Hastane ihale şartnamelerinde bu tür ürünler için hazırlanan şartnamelere de sadece alınmak istenen formül ve GMP sertifikasının istenmesi yazıldığı taktirde (ilaç alımlarında olduğu gibi) bizim sivrisinek olarak gördüğümüz merdiven altı üreticiler yok olacak, çünkü bataklık kurutulmuş olacaktır.</p>
<p>Aynı şekilde TİTCK’nın da Ecza Depoları ve Eczanelere yapacağı duyuru ile Merdiven altı ürünleri alıp satan Ecza Depoları ve Eczaneler tespit edildiği takdirde yeni torba kanuna göre büyük para ve hapis cezaları ile karşılaşacaklarını hatırlatmaları çözümün diğer parçası olacaktır.</p>
<p>SGK Başkan Yardımcısının sunumunda, SGK bütçe açığının 22 Milyar olduğunu, Sağlık harcaması içinde İlaç harcamasının %31,41 olduğunu, bunun çok yüksek olduğunu, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi %15-25 lere indirme çalışmalarının yapıldığını öğrendik.</p>
<p>Rakamlar yakıcıdır, bu sıcağa kar dayanmayacağına göre SGK maalesef açıklarını kapatabilmek için vatandaş aleyhine daha acıtıcı tedbirler almak zorundadır.</p>
<p>Bizim inancımız, Koruyucu hekimliğe önem verip ve onun enstrümanları olan Hijyen ve Gıda Takviyelerinin ürün güvenliği sağlanıp, koruyucu hekimlik kuralları uygulandığında hasta sayısı ve dolayısı ile reçete sayısının ve tutarının azalacağının mutlak olacağıdır.</p>
<p>O zaman SGK’nın aynı hatta daha da azalacak bütçesi ile Sağlık Hizmetlerini vatandaş açısından tamamen bedelsiz hale getirilebileceği ve başta doktorlarımız olmak üzere tüm sağlık mensuplarımızın azalan hasta sayısı ile orantılı olarak muayene ve tetkikler için daha fazla zaman ayırabilecekleri yönündedir.</p>
<p>Bu ülke bizimdir, SGK bizimdir, SGK’nın açıklarını devlet değil hepimiz ödüyoruz.</p>
<p>Aklımızı kullanmamızın zamanı çoktan gelip geçmiştir.</p>
<p>Koruyucu Tıp uygulamaları ile zararın neresinden dönersek kâr olacaktır</p>
<p>Bizden isteyeceğiniz her türlü bilgi ve belgeyi vermeyi emir kabul edeceğimizi tekraren arz ederiz.</p>
<p>Saygılarımızla.</p>
<p>Ecz. Mehmet ŞAPÇI<br />
Yön. Kur. Bşk.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/sgk-baskanina-21-11-2014-tarihinde-gonderdigimiz-yazi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIK SEKTÖRÜNE FARKLI BİR BAKIŞ</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/saglik-sektorune-farkli-bir-bakis/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/saglik-sektorune-farkli-bir-bakis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:57:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=21</guid>

					<description><![CDATA[SAĞLIK SEKTÖRÜNE FARKLI BİR BAKIŞ.. Yabancı 7 üretici firma iken şimdi 35 yabancıya çıkmış ama üreticisi artmamış bir İLAÇ SEKTÖRÜ, %5-7 lerden %35 e çıkmış mamul<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SAĞLIK SEKTÖRÜNE FARKLI BİR BAKIŞ.. Yabancı 7 üretici firma iken şimdi 35 yabancıya çıkmış ama üreticisi artmamış bir İLAÇ SEKTÖRÜ, %5-7 lerden %35 e çıkmış mamul İTHAL İLAÇ PAYI, Tüketilen her 4 ilaçtan birinin Antibiyotik olduğu bir SAĞLIK POLİTİKASI. Resmi kârı %20 olmasına rağmen SSK ve İhalelerde resmi imalatçı fiyatının 1/4 üne 1/5 ine hatta</p>
<p>Yabancı 7 üretici firma iken şimdi 35 yabancıya çıkmış ama üreticisi artmamış bir İLAÇ SEKTÖRÜ,</p>
<p>%5-7 lerden %35 e çıkmış mamul İTHAL İLAÇ PAYI,<br />
Tüketilen her 4 ilaçtan birinin Antibiyotik olduğu bir SAĞLIK POLİTİKASI.<br />
Resmi kârı %20 olmasına rağmen SSK ve İhalelerde resmi imalatçı fiyatının 1/4 üne 1/5 ine hatta onda birine ilaç veren SANAYİCİLER,<br />
İthalatçı kârı %14 olmasına rağmen çok büyük özveri göstererek!!! yarı fiyatına ilaç veren mamul İLAÇ İTHALATÇILARI.<br />
Depolara %100 mal fazlaları, 8-10 ay vade, %20 lere varan ciro pirimi veren ÜRETİCİLER.<br />
Aldığı pirimi reçeteye yazdığı oranda doktorlarla paylaşan! TIBBİ MÜMESSİLLER.<br />
Özel ve pahalı ilaçları kullanan-yazan-satan (Hasta- Doktor- Eczacı) üçgeninden meydana gelen ÇETELER.<br />
Hastanın Özel Sağlık Sigortası olduğunu öğrendiğinde Sigortayı soymaya kalkan HASTANELER,<br />
Öğleden sonraları Hastanede bulunmayan, Muayenehanesine gelmeyenin yüzüne dahi bakmayan çok saygın DOKTORLAR,<br />
Hırsızlığı artık Evlerde, İşyerlerinde değil Hastane Eczanelerinde yapan aynı İlaç ve Medikal Malzemeyi bir kaç kere satan ŞEBEKELER,<br />
6200 kişinin ürettiğini 7500 kişiye sattıran bunun adına da Tıbbi Mümessillik!!! diyen İLAÇ SEKTÖRÜ<br />
Katkı payını almamak hatta ayrıca iskonto yapmaktan dolayı Haysiyet Divanına verilen ve bu nedenle yüzde olarak en büyük payı alan ECZACILAR<br />
Etiket yolsuzluğu yapan ECZACILAR,<br />
Hastabakıcı ve İlaç Mafyası ile işbirliği yapan ECZACILAR,<br />
Muvazaayı önlüyorum diyerek kendileri 2. 3. Eczaneyi açan ve Meslek Örgütlerinde çöreklenmiş ECZACILAR,<br />
84’den beri 84 Kararnamesi uygulansın diyerek aslında her türlü sorumluluğun Sağlık Bakanlığında kalmasını isteyen ama gerçekte istedikleri zaman istedikleri oranda zam alamamaktan şikayetçi olan, Küçük Depoları ortadan kaldıran, tüm sektörü birkaç Dağıtım Gurubuna bağımlı kılan ve kendi canavarını yaratan İLAÇ SANAYİCİLERİ.<br />
Tabii dünden bugüne olan bir şey değil.<br />
Netice, birikim.<br />
Sebebi mi? Tabii ki bizleriz.<br />
En azından ben kendimi sorumlu sayıyorum.<br />
Bugünkü durumu “Bu sıcağa kar dayanmaz” ya da “Deniz Bitti” diye de özetleyebiliriz.<br />
Veya “Kazan’ın doğurduğuna inanıyorsak öleceğini de bilmeliydik” diyebiliriz.<br />
Meksikalı bir yorumcu “Politik yapının yoz ve güvenilmez, Ekonominin durgun olduğu toplumlarda insanlar varlıklarını sürdürebilmek için yapmaları gerekenleri yaparlar ve herkes bir fırsatçıya dönüşür.” diyor.<br />
Bizler de şimdiye kadar bunu yaptık.<br />
Yani hepimiz günahkârız.<br />
Neticede Türkiye İthal İlaç cenneti oldu.<br />
Yerli Üretim günden güne eriyor, hatta bir kısmı İthal İlaç ticaretine girdi bile.<br />
Bu Ülke Hepimizin.<br />
İlaç ise çok stratejik ve çok farklı bir emtia.<br />
Hepimiz birleşelim, yabancılara ve İthal İlaca savaş açalım mı diyorum?<br />
Asla… Onlar da gerekeni yapıyorlar. Çünkü Ülkelerinin ve Kendilerinin menfaatleri bunu gerektiriyor.<br />
Hiç kimse durup dururken, zorlanmadan rahatını bozmaz. Yabancılar niye Türkiye’ ye gelip üretim yapsınlar ki?<br />
İstedikleri İlacı istedikleri fiyattan ve o günkü döviz kurundan piyasaya veriyorlar. Ve bu ilaçları da en fazla Amerika’da bedava Kongreye gitmek karşılığında bol kepçe reçetelerine yazan anlı şanlı ama çok ucuz Profesörlerimiz olduktan sonra.<br />
Ama bu faturayı; 3 Maymunu oynamaktan kaynaklanan aymazlığımızla bu devlete yani millete yani bize bizler ödetiyoruz.<br />
PEKİ NE YAPABİLİRİZ?<br />
Eczane Eczacılarımız ciro yaparak hayatiyetlerini korumak için her ne kadar İlaç Zamlarına karşıyız diyerek Timsah Gözyaşları dökselerde pahalı fiyatlı ilacı satmayı seviyorlar.<br />
Jenerik Üreticileri olan bizlerde Eczacıların bu zaafını bildiğimiz için fiyatlarımızı mümkün olduğunca Yabancı Üretici fiyatlarına yakın tutuyoruz.<br />
Her ne kadar Eczacılara çok büyük İskonto, Vade ve Mal Fazlası veriyorsak da bu politika artık Bumerang gibi bizleri vurmaya başladı.<br />
Daha pahalı olan ve Çok Saygın Doktorlarımızın çok kolay yazdığı İthal İlaç patlamasını sağladı.<br />
Verdiğimiz vadelerde (Hem Eczane hem Hastanelere) İthal İlacın finansmanı olarak kullanılmaya başlandı.<br />
Yabancı Firmalar SSK’nın ucuz ilaç alımı politikasından dolayı Benzer İlaç piyasasına bulaşmadılar ve bu konuda inanılmaz iskontolar yapan bizleri seyretmekle yetinirken rakipsiz ilaçlarını yüksek fiyatlardan buralara da vermeye devam ettiler.</p>
<p>ÖNERİM ŞU;<br />
Eczane ve Hastanelere şimdiye kadar verdiğimiz tavizleri; vade, iskonto ve mal fazlası olarak dikkate alıp bunları perakende fiyatımızdan indirelim.<br />
Böylece şimdiye kadar kesinlikle Vatandaşa ulaşmayan bu rekabet artık doğrusu olan vatandaşa yarasın. Daha da önemlisi Jenerik ve Orijinal arasında anormal bir fiyat farkı oluşarak Kamuoyunun dikkati çekilsin.<br />
Bu arada hem Doktor hem de Eczacının benzer ilaçlardaki bu uçurumu görerek anormal pahalı olanı yazma ve satma işini bir daha düşünmeleri sağlansın.<br />
İthal İlaçtaki fiyat şişikliği polisiye tedbirle değil serbest piyasa koşulları ile insin ama neticede Yerli Üretimle rekabeti söz konusu olamayacağı için bu İthal İlaç patlaması yavaşlasın.<br />
Fiyatlar düşünce cirolar düşer ve tüm dengeler bozulur endişesine ise ben fazla katılmıyorum.<br />
Çünkü Türkiye’de Kutu olarak yeteri kadar İlaç tüketilmiyor.<br />
Ciro artsın diye pahalı olan satılıyor.<br />
Pahalı olan satıldıkça alım gücü azlığı nedeni ile Kutu Adedi düşüyor.<br />
Ciroyu artırabilmek için bu sefer daha pahalı olanı satılıyor.<br />
Yani bir kısır döngü oluşuyor.<br />
Bu döngünün ise mutlaka kırılması gerekiyor.<br />
Bunun da ilk şartı herkesin özeleştiri yapması, insanla uğraşmayı bırakması Olayla hatta Sistemle ilgilenmesidir.<br />
Bugün çok mu geç? Hayır.<br />
Ama Fırsatçılığı, Bireyselliği ve Küçük Hesapçılığı bırakmazsak Yarın Çok Geç Olacak.</p>
<p>Ecz. Mehmet ŞAPÇI</p>
<p>Not: Bu yazı 24.05.1999 tarihinde yazılmış ve Notere tasdik ettirilmiştir.</p>
<p>24.05.1999</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/saglik-sektorune-farkli-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORUYUCU ECZACILIK</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/koruyucu-eczacilik/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/koruyucu-eczacilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:56:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=19</guid>

					<description><![CDATA[Eczanelerde Hijyen, çok önemsenmesi gereken bir durumdur. Hastanelerde “Tıbbi Hata” olarak bulunan Hastane Mikrobunun (nozokomiyal) benzerinin Eczanelerde de bulunması çok doğal bir sonuçtur. Hastanelerde elleri en<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eczanelerde Hijyen, çok önemsenmesi gereken bir durumdur. Hastanelerde “Tıbbi Hata” olarak bulunan Hastane Mikrobunun (nozokomiyal) benzerinin Eczanelerde de bulunması çok doğal bir sonuçtur. Hastanelerde elleri en kirli kesim doktorlar ise, eczanelerde de eczacılardır. Aslında eczacılar ve doktorlar vatandaşlarımız için rol model, yani örnek alınması gereken kişilerdir.</p>
<p>“SAĞLIK İÇİN HİJYEN ŞART”</p>
<p>Eczanelerde Hijyen, çok önemsenmesi gereken bir durumdur.</p>
<p>Hastanelerde “Tıbbi Hata” olarak bulunan Hastane Mikrobunun (nozokomiyal) benzerinin Eczanelerde de bulunması çok doğal bir sonuçtur.</p>
<p>Hastanelerde elleri en kirli kesim doktorlar ise, eczanelerde de eczacılardır.</p>
<p>Aslında eczacılar ve doktorlar vatandaşlarımız için rol model, yani örnek alınması gereken kişilerdir.</p>
<p>Eczacının da doktorun da bağışıklık sistemi, mikroplara direnç kazanmaları nedeni ile güçlüdür, kolay hasta olmazlar.</p>
<p>Ama Hijyene ve özellikle el antisepsisine dikkat etmeyen, eczacı, doktor, sağlık mensupları ve eczane çalışanları, taşımakta oldukları mikrobu başta aileleri olmak üzere, hasta ve yakınlarına bulaştırma potansiyeli taşırlar.</p>
<p>Bu itibarla Eczane Hijyeni çok önemli olup, hijyenin en önemli enstrümanları olan, Antiseptik mendiller, su ve durulama istemeyen antiseptik solüsyonlar, jeller, köpükler, başta eczacılar ve eczane çalışanları olmak üzere günde en fazla 5 defa, ellerin avuç içi, parmak araları dahil 15-30 saniye ovalanması ile, el antisepsisi sağlanmalıdır.</p>
<p>Su ve durulama istemeyen El Antiseptikleri ve Antiseptik Mendiller, kasa kenarında bulunarak eczaneye gelen herkese bedelsiz uygulatılarak, “HİJYEN FARKINDALIĞI” yaratılmalıdır.</p>
<p>Böylece vatandaşa “antiseptik eczaneden alınır” mesajı verilirken, aynı zamanda sağlık danışmanlığı uygulaması yapılmış olur.</p>
<p>Kişisel Hijyenin (mikrobiyal temizlik) sadece Antiseptiklerle sağlanacağı, anti bakteriyellerin mikrop öldürmeyeceğini anlatmak Koruyucu Eczacının görevidir.</p>
<p>Herkesin evinde bulunarak, bilinçli ve düzenli kullanılmasının alışkanlık haline getirecek, tüm hijyen ürünlerini içeren HİJYEN SETLERİ, hasta ziyaretleri için götürülen geçmiş olsun çiçekleri hasta odasına alınmadığına göre aynı zamanda geçmiş olsun çiçeği yerine de kullanılacağı vatandaşlarımıza hatırlatılmalıdır.</p>
<p>Ameliyata girecek bir hastaya, şampuanın mikrop öldürmeyeceği, ameliyattan önce “Cerrahi Vücut Antisepsisi” için vücudunu mutlaka ANTİSEPTİK KÖPÜK ile 2 defa, 3 er dakika OVALAYARAK yıkaması, bol su ile DURULAMASI ve KURUTARAK ameliyata hazır hale gelmesi, böylece ölümcül hastane mikrobundan korunacağı bilgisini vermek ve mutlaka uygulatmak Halkın Sağlık Danışmanı Eczacıların en önemli görevidir.</p>
<p>SON SÖZÜMÜZ VATANDAŞLARIMIZADIR.</p>
<p>Güvenilir ürün eczanede bulunur.</p>
<p>Aksi durumda, bozuk bir üründen, üreticisi kadar Eczacı da kanunen sorumludur.</p>
<p>Özellikle TV’lerden ve internetten, anormal yüksek fiyatlarla, sahte ürün alınmak istenmiyorsa bu tavsiyeye kulak verilmelidir.</p>
<p>Aklımızı kullanarak, bilinçli, usulüne uygun şekilde ve dozunda kullandığımız, güvenilir üretim yerlerinde üretilmiş hiçbir ürün sağlığa zararlı değildir.</p>
<p>Sağlığı korumak, tedavi etmeye göre çok daha, Kolay, Ekonomik ve Akılcıdır.</p>
<p>TER KOKMAZ, KOKAN MİKROPTUR.</p>
<p>Kokuyu daha baskın kokularla, deodorantlarla gideremezsiniz.</p>
<p>Yapılması gereken çok basittir.</p>
<p>İstenmeyen vücut kokuları antiseptik mendil ile silinerek yok edilir.</p>
<p>Veya 10 günde bir tüm vücut ANTİSEPTİK KÖPÜK ile (anti bakteriyel değil) ovalanmalı, durulanmalı ve kurulanmalıdır.</p>
<p>Aynı şekilde 10 dakika süre ile ayak banyosu yapılmalıdır.</p>
<p>Bu takdirde istenmeyen tüm kokular yok olacağı gibi, deri nefes alarak sağlık kazanacaktır.</p>
<p>SAĞLIK ŞAKAYA GELMEZ.</p>
<p>SAĞLIĞIN KEŞKESİ OLMAZ.</p>
<p>SAĞLIĞI KORUMAK HEPİMİZİN ÖNCELİKLİ GÖREVİ OLMALIDIR.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/koruyucu-eczacilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HİJYEN VE KORUYUCU TIP HASTALIKLARI ÖNLER</title>
		<link>https://www.merkezdenal.com/hijyen-ve-koruyucu-tip-hastaliklari-onler/</link>
					<comments>https://www.merkezdenal.com/hijyen-ve-koruyucu-tip-hastaliklari-onler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[merkezdenal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merkezdenal.com/?p=17</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de 2014 verilerine göre yılda 800 milyon muayene ve 90 milyar lira sağlık harcaması yapıldı. Bu rakamlara ne Doktor yetişebilir, ne de Devletin bütçesi yeter. Eğer<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 2014 verilerine göre yılda 800 milyon muayene ve 90 milyar lira sağlık harcaması yapıldı. Bu rakamlara ne Doktor yetişebilir, ne de Devletin bütçesi yeter. Eğer hastalıkları önlemez isek bu rakamlar daha da artarak gidecektir.</p>
<p>Türkiye’de 2014 verilerine göre yılda 800 milyon muayene ve 90 milyar lira sağlık harcaması yapıldı.</p>
<p>Bu rakamlara ne Doktor yetişebilir, ne de Devletin bütçesi yeter.</p>
<p>Eğer hastalıkları önlemez isek bu rakamlar daha da artarak gidecektir.</p>
<p>Onun için Şehir hastaneleri açılmaktadır.</p>
<p>Doktorun gerçek bir Hekim olarak hastasına yeterli zaman ayırabilmesinin tek şartı Doktor ve Hastane sayısını arttırmak asla değildir.</p>
<p>Hekimin hastasına ayırması gereken muayene süresi 15-20 dakika olmalı, bunun için de KORUYUCU HEKİMLİĞE önem vermeli hasta sayısını azaltmalıyız.</p>
<p>Aile hekimleri, sadece ilaç yazan bıkkın sağlık mensupları değil, gerçek anlamda Koruyucu Hekim olmalıdır.</p>
<p>25 bin Aile Hekimi motive edilir, hakları verilir, 25 bin Eczacı da Koruyucu Eczacı olursa Hastalıklar önlenir, Devletin sağlık bütçesi nefes alır, Hekim de hastasına gereken zamanı ayırarak mesleki tatmini yaşar.</p>
<p>90 milyarlık lüzumsuz sağlık harcamasına da gerek kalmaz.</p>
<p>Tabii bunları yapmaya global efendiler, Hastalık ve İlaç lobisi izin verirse.</p>
<p>Aklın yolunda buluşamazsak bu sağlık sistemi ile ölmeyiz, telef oluruz.</p>
<p>İnsanlarımızın da nasıl olsa benden pirim kesiliyor diye olur olmaz sıklıkta muayene olmaları, anormal ilaç yazdırmaları, nerede ise ayda bir tüm kan, idrar tetkikleri yaptırmaları, fırsatını bulursa MR, Tomografi, Röntgen gibi kansere davetiye çıkaran tetkik yaptırmanın kaynaklarımızı ve sağlığımızı tüketmek anlamına geldiğini anlaması gerekir.</p>
<p>Her yıl evlerimizden 5 milyarlık ilaç, açılmadan miyadları dolduğu için atılmaktadır.</p>
<p>Birbirine tavsiye ile ilaç kullanılması ötekini kesinlikle hasta yapmak anlamına gelir.</p>
<p>Kırılan testi nasıl su tutmazsa, sık hasta olan bir kişide asla sağlığını kazanamaz.</p>
<p>Aslında hastanede muayene sırasına girmenin HASTANE MİKROBU kaparak çok daha tehlikeli hastalıkların pençesine düşmemiz anlamına geldiğini anlayabilsek sağlığımızın kıymetini bileceğiz.</p>
<p>Devlet de vatandaşlarına bu kadar sağlık ve ilaç harcaması yapmak yerine her sabah düzenli yürüyenlere bedelsiz kahvaltı verse, spor yapmak isteyenlerin spor salonu aidatlarını ödese çok daha akıllılık etmiş olacağı gibi, bağışıklık sistemi gelişmiş, hastalıklardan korunmayı başarmış bireylerden meydana gelen sağlıklı bir toplum oluruz.</p>
<p>Doğal ve düzenli beslenmek, hareket, spor, kişisel, kitlesel hijyen, su ve gıda hijyeni bizi hastalıklardan koruyan çok basit uygulamalardır.</p>
<p>Örnekleri arttırmak mümkündür.</p>
<p>Ancak ne yazık ki bu zihniyette olan, Koruyucu, Önleyici Tıbbı savunan, Hastalık lobisinin inanılmaz tehdit ve baskılarına rağmen bu konuda yazan, konuşan Doktor ve Eczacı sayısı iki elin parmakları kadar bile değildir.</p>
<p>Duyarlı insanlarımızın ve aklını kullanan, Hipokrat yemini ve Deontolojiyi içselleştirmiş, halkın gerçek sağlık danışmanları olan Doktor ve Eczacılarımızın destekleri ile bu sayının çığ gibi artacağına inanıyoruz.</p>
<p>Hastalıklardan korunmak, tedavi etmeye göre çok daha KOLAY, EKONOMİK ve AKILCIDIR.</p>
<p>Sağlık şakaya gelmez,</p>
<p>Sağlığın keşkesi olmaz.</p>
<p>Bu sıcağa kar dayanmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.merkezdenal.com/hijyen-ve-koruyucu-tip-hastaliklari-onler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
